Kayıtlar

SİSTEM ÜZERİNE SİTEMİMİN ÖZETİ

Resim
I - EĞİTİM İLE BAŞLIYOR Çocuklar 6 yaşında ailelerinden alınıp, 20 yaşında hayatlarından memnun olmayan insanlar oluyor. 60 ve 70 li yıllarda Üniversitelerin mimarilerini, öğrencilerin bir araya gelip düşünce ve tartışma ortamı yaratabileceği bir alandan kaçınarak tasarlamışlar... Üniversitelerini bitirdiklerinde o zamana  kadar yaptıkları harcamaları ödemeliyim diyerek borcunu kapatmak için bir iş bulma stresine giriyorlar.  İşverende bu sayede ona güvencesiz işler veriyor, para,sağlık,yaşam standartı düşük olan... II - GÜVENCESİZLİK VE DENETİMSİZLİK Halk aptallaştıkça, zenginlerin niyetlerine değil, onların görünüşlerine ve reklamlarına aldanıyorlar. Bu zenginlerin senatoda yer bulmasını sağlıyor. Bulmasalar bile senatoda olanları kendi yanlarına alıyorlar. Dolayısıyla çıkarılan kanunları sermaye lehine çıkarıyorlar. Hatta bazen kanunları şirketler yazıyor.  Şirketlerin ödediği vergi onlara iade ediliyor. İşçiyi koruyan kurumlar, sendika vb...

Oligarşi ve Demokrasi

Resim
İyi bir gelişme nasıl sağlanır? Yıllar önce ekonomisyen Adam Smith demokrasiyi kısıtlayın demişti. Zenginler toplumun refahını fakirlerden daha fazla düşünür demişti. Böylece yönetim zenginlere bırakılmalı, senato sadece zengin insanlardan oluşmalıydı. Öyle de oldu. Aşırı zenginleşme başladı. Güç yoğunlaşması oldu. İnsanlar çok az paralarla, çok fazla zaman vererek çalıştılar. Verimlilik artması için sosyal güvencelerden mahrum bırakılmaları gerektiğini düşündüler. Onların ekmeğinin sallantıda olduğunu gösterin. Onlara kriz varmış gibi davranın. Onlar daha az şey isteyerek daha çok çalışsınlar. Bu yıllarca uygulandı.  Aristotales ise bunun tam tersini, gelişmek için eşitsizliği azaltın. İnsanlara hak verin. Onları destekleyin. İyi eğitin demişti. Fakat buna rağmen; Binlerce yıldır insanlara hükmeden kişiler hep oligarklar olmuştur. Hala öyleler. Demokrasi yok. Büyük şirketler, hükümeti ele geçirmiş kişiler ve yandaşları her zaman sizi 3 liraya çalıştırırken, d...

EKONOMİ VE SİYASAL SİSTEM ÜZERİNE SIKICI BİR YAZI

K-12 Eğitim sistemi içerisinde çoğumuz, anaokulundan başlayıp 12. sınıfa kadar okuduk. Liselerimizden mezun olduğumuzda çok azımızın bir yabancı dili oldu. Çok azımız kendimizi istediğimiz alanda geliştirebildik. Pek azımız verdiğimiz zamanın karşılığını alabildi. Şu anda içinde bulunduğumuz Amerikan Okul sisteminin en dandik uygulamasında, "YARATICILIK ve ÖZGÜNLÜĞÜN" yok edilmesi geçerli. Size katılan hiçbir şey yok. Devlet üniversiteleri yerine, özel üniversiteler kuruluyor ve bunlar devlet üniversitelerinden daha başarılılar. Halbüki devletin mali kaynağı çok daha fazla. Özel üniversiteler ve özel okullar devlet kurumlarına, sen bir işi beceremiyorsun, diyor.

Hayattan Ne Öğrendim?

……………………………………………………………………………………………………………………………. Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum. Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi… Ağladım. Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim. Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla… Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim… İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu… Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim. Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi… Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim. İnsan tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu… Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim. Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni...

Aklımın Köşeleri

Ne istediğini bilirsin. Gün geçtikçe daha akıllı birisin.  Özgür değilsin.                                                         Yalnızlığını şiirlerine gizlersin.  Kendin okur, kendin bilirsin.  Gören gözler çoktur, kalple anlamalarını istersin.  Pek duygulu zamanlar, bir gece vakti olurdu. Piyano ve biraz karanlık.  Hiç karamsar olmayan bir yalnızlık. Gizlediğin sıfatının ortaya çıkma vakti. Neyseki karanlıkta saklıyız. Ses, yankılanıyor. Gece bir hüzün, çokça acı.  Muhteşem bir sancı, bir o kadar mutluluk.  Yürüyorum zihnimin en ücralarında. Bilinmezlik, büyük güç. Bilin şunu, yalın olmak büyük güç. Son gecem de güleceğimi biliyorum. Bilinmek ihtiyaçtır. Bilinmemek varoluş sırrı. Hangisi daha ilgi çekici.

Ölüm ve Başlangıç

   Yazılarımı gelişi güzel yazarım, kafamda oluşturduğum net bir şey yoktur. Taslağım yoktur. Bazen ilham gelir ve yazarım. İstek gelir yazarım. Gece olur yazarım.    Tetikleyici şeyler var.    Güzellik kavramı neden herkes için ortaktır? Neden herkes güzel değildir de, herkes insandır? Yağlanmış saçlarından utandın. Ay gördün yadırgamadın. Sustun, konuşmadın. Konuşabilirdin. Elini göstermedin. Yüzünü gizledin. Karanlığı sevdin, Geceden korktun. Günyüzü istedin, Günü ayıpladın. İnsan istedin, Yargıladın. Yargılandın. Pek düşünmedin, Ama sosyaldin. Muntazam oranlar, matematik ve görülmeyen şeyler. Fizik kuralları. Hayat kavramı. Bilinmezlik ve bilinmezden korkmak. Sert piyano notalarından gece yarısı korkmak. Bilinmezi hep ateşe attık. Oysaki belki o suçsuzdu. Dert bir arada yaşamak Düşünceler karışık Dertler ardışık Dertsizlik dert. Dert nedir ? Sen düşün dostum. Ben bazen yok olmayı yeğlerim. Düşüncelerimle etkilerim....
Onu yargılamadan bir düşün.  Değişmediğini anlıyorsun.  Tartışmaya gerek duymadığını farkediyorsun.  Susarsan kendini sorguluyor .  Konuşursan savunma hakkı doğuyor.  Değişmeyecek.  Gördüğü muameleden yakınır .  Aynısını yapmak ister.  İstemsiz ve düşüncesizdir.  İyi kalpli ve vefalıdır.  Fakat kapalıdır. Ulaşmak isterdin, Şimdi uzakta, Suskun değil, yanında. Bazen uyuyor, bazen başkasıyla. Karanlıkta görüyorsun genelde onu. Artık güneşli değil onu düşününce hava. Ama Yolunu çizer insan. Çizilir ya da kendiliğinden. Susulur çoğu zaman. Anlamadan. Anlaşılmak ister insan. Şimdi bir gül tanesi değil. Belki başkasına bir tohum. Hayatı buraya getiren sürgün. Bazen üzgün. Ardına bırakmış biri olamazsın. Kapanır acı daha iyi olarak. Ya da alışılınır. Hep alışılınır. Büyütür. Ve şimdi bazıları korkar. Büyümekten, ölmekten. Zaten bir insan tanımak bir hayattır. Çıktığında ölmez miyiz hemen? Yeni bahşedilmiş...