Kayıtlar

Ölüm ve Başlangıç

   Yazılarımı gelişi güzel yazarım, kafamda oluşturduğum net bir şey yoktur. Taslağım yoktur. Bazen ilham gelir ve yazarım. İstek gelir yazarım. Gece olur yazarım.    Tetikleyici şeyler var.    Güzellik kavramı neden herkes için ortaktır? Neden herkes güzel değildir de, herkes insandır? Yağlanmış saçlarından utandın. Ay gördün yadırgamadın. Sustun, konuşmadın. Konuşabilirdin. Elini göstermedin. Yüzünü gizledin. Karanlığı sevdin, Geceden korktun. Günyüzü istedin, Günü ayıpladın. İnsan istedin, Yargıladın. Yargılandın. Pek düşünmedin, Ama sosyaldin. Muntazam oranlar, matematik ve görülmeyen şeyler. Fizik kuralları. Hayat kavramı. Bilinmezlik ve bilinmezden korkmak. Sert piyano notalarından gece yarısı korkmak. Bilinmezi hep ateşe attık. Oysaki belki o suçsuzdu. Dert bir arada yaşamak Düşünceler karışık Dertler ardışık Dertsizlik dert. Dert nedir ? Sen düşün dostum. Ben bazen yok olmayı yeğlerim. Düşüncelerimle etkilerim....
Onu yargılamadan bir düşün.  Değişmediğini anlıyorsun.  Tartışmaya gerek duymadığını farkediyorsun.  Susarsan kendini sorguluyor .  Konuşursan savunma hakkı doğuyor.  Değişmeyecek.  Gördüğü muameleden yakınır .  Aynısını yapmak ister.  İstemsiz ve düşüncesizdir.  İyi kalpli ve vefalıdır.  Fakat kapalıdır. Ulaşmak isterdin, Şimdi uzakta, Suskun değil, yanında. Bazen uyuyor, bazen başkasıyla. Karanlıkta görüyorsun genelde onu. Artık güneşli değil onu düşününce hava. Ama Yolunu çizer insan. Çizilir ya da kendiliğinden. Susulur çoğu zaman. Anlamadan. Anlaşılmak ister insan. Şimdi bir gül tanesi değil. Belki başkasına bir tohum. Hayatı buraya getiren sürgün. Bazen üzgün. Ardına bırakmış biri olamazsın. Kapanır acı daha iyi olarak. Ya da alışılınır. Hep alışılınır. Büyütür. Ve şimdi bazıları korkar. Büyümekten, ölmekten. Zaten bir insan tanımak bir hayattır. Çıktığında ölmez miyiz hemen? Yeni bahşedilmiş...

Gel-me

Beni görme,  kendi sınırımda emir veriyorum.  Çizgi koyuyorum.  Ardımda durma.  Yorumsuz bırak.  Düşünmene gerek yok.  Daha iyisini isteme.  Beklentiye girme.  Umursama. Bunları ister yap ister yapma.  Ben zihnin dışına çıkabildikçe,  bunlar önemsiz. Çekil. İsteklerine balta saplamış insanlar,  başkasının hayaliyle yaşıyorlar.  Uzaklaşmak, kendinle uzlaşmaktır. Derdim,  özrüm kendimedir.  Yargılamayın.  Düşünceleriniz sizindir.  Sizleride kendi sınırımın dışında  özgür biliyorum.  Özgür görmek isterim.

Gözlemlerin Sonuçları

Malumdur yüzyıllardır bahsi geçen, kimi düşünceye göre gerek toplumu belli kurallar altında toplamaya çalışsın, gerek inanlar ile inanmayanların ortak noktada buluşmamak üzere yüzyıllara uzayan muhabbet sürdürüledursun, din gibi soyut bir konu üzerinde düşünen iki taraftan birisi sürekli konuyu somutlaştırarak ve örneklemeye başvurarak anlatmaya çalışırken bir diğeri bunun tam tersi hipotezini uygulamaktadır. İkiside birbirine anlam veremezken aslında birinin daha haklı diğerinin ise daha tutucu olduğu bir dünyada çeşitli ırk ve sınırsal bölmeler yapılarak yaşanılmaya devam edilmektedir. Çünkü aslında herkes karşısındakini ikna etmek ister.

Muhte

Aşkla birleştiremeyeceğim hiçbir bilgi / eylem yok bende. Dinlerin , derinliklerin , okumaların , şarkıların , elbiselerin , güzelliklerin , ailenin ve kendinin çıktığı tek yoldur. Uzun ve soğuk gecelerin umudu , gelişmenin aslında tek sebebi, siyasetin ve tüm kelimelerin sonu. Zamanın akmasıdır. Soğuğun ortasında yaktığın ateşin sadece vücudunu değil düşüncelerini ısıtmasıdır. Yüzyıllık tabloların pahabiçilmez olmalarının sebebide odur. Bir gülüşü uzun süre beklemektir. Hiç gitmediğin bir ülkenin denizine girmeyi hayal ediyorsan bununda sebebi aşktır. Gece, karanlıkta, gökyüzünde parıldayan yıldızlara isim vermenin sebebidir. Onunla dünyayı gezmektir aslında. Onunla gördüklerini paylaşmaktır. Değişmektir , sürekli en iyi olmaktır. Ders almaktır Farklı bir dünya tanımaktır. Değer vermektir. Omuz yaratmaktır. Güçtür . Akıldır. En önemlisi insanı insan yapar. .Çok uzan mesafelerin anlamsızlığıdır. Sevginin başlangıcıdır. Tüm çiçeklerin değeridir. Aptallıktır. Cahil...

YARATICININ VARLIĞI ÜSTÜNE

Işık. Işığı oluşturan renklere baktığımızda gökkuşağının renklerini ve kızılötesi ışığı buluruz.   Işığı daha detaylı incelediğimizde ilginç bir şekilde her bir ışık tanesinde siyah çizgiler vardır. Bir maddenin yaydığı ışığı incelediğimizde içindeki siyah çizgi sayısı onun hangi atomlardan meydana geldiğini söyler.  Bilim bunu inceleyerek evrendeki ışığı yansıtan tüm atomların dünyadakiler ile aynı olduğunu söylemiştir. Işıkta gizlenmiş bir şifre vardı.  Ve şifreler bir şeyleri bulmak adına koyulmuştur.  Daha önemlisi şifrelerin bir yaratıcısı vardır. Zamanda geriye gidebilsek bile başlangıcına asla gidemeyeceğimiz bi evrende yaşıyoruz. Evrenin %99 u ışığı yansıtmayan sadece varlığından haberdar olduğumuz bir şeyle kaplı. Ve bunca şifrenin yanında bir de sonsuzluk şifresi koyulmuş.Ölüm. Ve yine hala tam olarak ne kadarını kullandığımızı bilmediğimiz beynimiz bu şifreleri çözmek için oluşmuş. Aklımızın yanı sıra bizlere bir de 4 tane rehber veril...

Ruh ve Bilim Üstüne

Yemek yerken arabalara bakınıyordum. Yalnızdım ve hava soğuktu. Aklımla muhabbet ediyordum. Ve sonra evrenin son günü ile ilgili düşünmeye başladım. Işık hızına yakın hareket ettiğimizde zamanın yavaşlayacağını biliyoruz. Bunu hayal edebiliyorum.  Eğer ışık hızını geçtiğimizi düşünürsek  gördüklerimizden daha öndeyiz demektir. Olayların akışını değiştirebiliyoruz.  Bir insana araba çarpmadan o insanı kurtarabilir,  buzda düşecek olan bir insanı tutabilirsiniz. Zaman yavaşladı ve şimdiyle gelecek arasında bağ kurduk bir şeyler değiştirdik. Teoride mümkün. Peki ışık hızını aştığımızda hala aynı cisim olur muyuz? Sanmıyorum. Organlarımız, dokumuz olmayabilir.  Sadece bir bilinç olarak dolaşıyor olabiliriz. Peki ya geleceğe gitsek? Eğer bir ışık yayıldıysa ve şu an gözümden yansıyorsa gideceği rotayı biliyorsam,  geleceğede gidebilirim. Sonsuz geleceğe gidebiliyorsam,  kıyamete gittiğimizi bir düşünelim ya da kı...